mektup etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mektup etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mayıs 2009 Pazar

Özgürlüğün Resmi


Babası İspanya`nın en ağır siyasi cezalarının verildiği bir hapishanede mahkumdu küçük kızın. Fırsat bulduğu her hafta sonu babasını ziyaret için annesiyle birlikte hapishaneye giderdi. Yine bir ziyarete giderken babası için çizdiği resmi yanında götürdü ancak hapishane kurallarına göre özgürlüğü çağrıştıran her türlü şeyin mahkumlara verilmesi yasaktı.
Bu sebeple kağıda çizdiği kuş resmini kabul etmemişler ve oracıkta yırtmışlardı...
Çok üzülmüştü küçük kız. Babasına söyledi bunu, o da "üzülme kızım, yine çizersin; bu sefer çizdiklerine dikkat edersin olur mu?" dedi.
Küçük kız diğer ziyaretinde babasına yeni bir resim çizip götürdü. Bu sefer kuş yerine bir ağaç ve üzerine siyah minik benekler çizmişti.
Babası keyifle resme baktı ve sordu: "Hmmm! Ne güzel bir ağaç bu! Üzerindeki benekler ne? Portakal mı?"
Küçük kız babasına eğilerek, sessizce şöyle dedi :
"Hşşşşt! O benekler ağacın içinde saklanan kuşların gözleri...

20 Mart 2009 Cuma

Aşk Her Yaşta Acı Verir

En Masum Aşk...En Güzel Mektup...

20 Aralık 2008 Cumartesi

Patates Tarlası

Nebraska da yaşlı bir adam yaşardı. Patates ekimi için tarlayı bellemesi gerekiyordu, lakin bu çok zor bir işti. Tek oğlu olan David ona yardım edebilirdi, fakat oda hapisteydi. Yaşlı adam oğluna bir mektup yazdı ve müşkülatını izah etti.
Sevgili David;
Patates bahçemi belleyemeyeceğimden kendimi çok kötü hissediyorum. Bahçeyi kazmak için oldukça yaşlanmış sayılırım. Burada olsan bütün derdim bitecekti. Biliyorumki sen bahçeyi benim için hallederdin.
Sevgiler Baban.
Birkaçgün sonra oğlundan bir mektup aldı.
Babacığım,
Allah aşkına bahçeyi kazma, ben oraya cesetleri gömmüştüm.
Sevgiler David.
Ertesi gün sabaha karşı saat 04:00'de FBI ve yerel polis çıkageldi ve tüm sahayı kazdılar, lakin hiçbir cesete rastlamadılar. Yaşlı adamdan özür dileyerek gittiler.
Aynı gün yaşlı adam oğlundan bir mektup daha aldı.
Babacığım,
Şimdi patateslerini ekebilirsin. Bu şartlarda yapabileceğimin en iyisini yaptım
Sevgiler David...
BİR GÜÇLÜKLE KARŞILAŞTIĞINIZDA,
KENDİNİZE BİR KAÇIŞ YOLU DEĞİL,
BİR ÇIKIŞ YOLU ARAYIN.
D.L.Weatherford

11 Ağustos 2008 Pazartesi

Kırmızı Bisiklet (Fıkra)

Afacan çocuğun doğumgünüdür ve annesinde bir kırmızı bisiklet ister. Anneside ona bisikleti hak etmediğini ve Hz.İsaya günahlarını itiraf ettiği bir mektup yazmasını söyler.
Çocuk odasına gider ve başlar yazmaya...
'Mukaddes İsa hazretleri , hep yalan söylediğim için affedin. Söz veriyorum birdaha olmayacak. Bugün benim doğumgünüm ve sizden bir kırmızı bisiklet istiyorum.'
Çocuk yazmayı bırakır ve sonra mektubu yırtar atar. Çünkü günahları okadarcık değildir. İkinci mektubu yazmaya karar verir:
'Mukaddes İsa , hep yalan söylediğim ve annemi dinlemediğim için beni affedin. Bu birdaha olmayacak, söz veriyorum.'... Ve bu mektubu da yırtar, çünkü bunlar da işlediği bütün günahlar değildir. Ve başlar üçüncü mektuba.Yine olmaz ve afacan çocuk başka bir yol denemek için annesinden izin alarak kiliseye gider.Bunu gören annesi çok sevinir ve yaramaz oğlunun akıllandığını sanır.
Küçük çocuk kilisede küçük Meryemana heykelinin yanına gider ve sağa sola baktıktan sonra onu çantasına koyar, eve götürür.
Evde yine odasına çıkıp İsa'ya son mektubunu yazar:
' Bisikleti al. Annen elimde rehin.....'

20 Haziran 2008 Cuma

Anneler Yanılmaz (Fıkra)

Mehmet ile Handan öğrenci olup, aynı evi paylaşmaktadırlar. Birgün Handan ve Mekmet, Mehmet'in annesini yemeğe davet ederler.

Mehmet'in annesi akşam yemeği boyunca Handan'ı uzun uzun süzer ve aslında Handan'ın çok alımlı ve güzel bir kız olduğunu, acaba aralarında ev arkadaşlığından daha ileri bir ilişkinin olup olmadığını merak eder.

Aklını okumuşcasına Mehmet der ki:

Ne düşündüğünü biliyorum anne,ama emin olki sadece ev arkadaşıyız,ötesi yok. Akşam yemeğinden sonra Mehmet'in annesi evine döner. Aradan biriki gün sonra Handan derki:

-'' Mehmet , annen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kasesini bulamıyorum.''

Mehmet yanıtlar: -''Annemin almış olabileceğini tahmin etmiyorum ama ben yinede kendisine bir mektup yazayım.'' Oturur ve yazar:

Anneciğim, gümüş çorba kasesini sen aldın demiyorum, ama almadında demiyorum. Fakat konu şuki: Sen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kasesi kayıp.
Sevgiler oğlun Mehmet.

Bir hafta sonra Mehmet'in annesinden mektup gelir: -'' Sevgili oğlum: Sana Handanla yatıyorsun demiyorum, ama yatmıyorsun da demiyorum. Fakat konu şuki: Handan kendi yatağında yatıyor olsaydı, gümüş çorba kasesini çoktan bulmuş olurdu.''
Sevgiler annen.