adam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
adam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mart 2010 Cuma

İyiliği Besle..

Yaşlı kızılderili reis kulubesinin önünde torunuyla oturmuş, az ötede birbiriyle boğuşup duran iki köpeği izliyorlarmış.Köpeklerden biri beyaz digeri siyahmış ve on iki yaşındaki çocuk kendini bildi bileli o köpekler dedesinin kulübesi önünde duruyorlardı.Dedesinin sürekli göz önünde tuttuğu iki iri köpekti bunlar.Çocuk,kulübeyi korumak için biri yeterli gözükürken niye ötekinin de olduğunu, hem niye renklerinin illede siyah ve beyaz olduğunu anlamak istiyordu artık.O merakla sordu dedesine;
-Dede bu iki köpeği niye hep kulübenin önünde tutuyorsun?Hemde niye biri siyah diğeri beyaz?
Yaşlı reis,bilgece gülümsedi ve torununun sırtını sıvazladı:
-Onlar benim için iki simgedir.
Çocuk :
-Neyin simgesi?
-İyilik ile kötülüğün simgesi.Aynen gördüğün şu iki köpek gibi, iyilik ve kötülük durmadan içimizdemücadele eder.Onları seyrettikçe ben hep bunları düşünürüm.
Çocuk, sözün burasında,mücadele varsa,kazananıda olmalı diye düşündü ve her çocuğa has bitmeyen sorulara bir yenisini ekledi:
-Peki hangisi kazanır bu mücadeleyi?
Bilge reis, derin bir gülümsemeyle baktı torununa :
-Hangisimi evlat?Ben hangisini beslersem o kazanır!

19 Ağustos 2009 Çarşamba

Ahh Kadınlar..(Fıkra)

Yasli adam ölüm dösegindeydi. .. Artik son dakikalarini yasiyordu...
Hasta yataginda yatarken birden mutfaktan gelen kokuyu duydu, en sevdigi çikolatali kurabiyelerin kokusu...
Birden gözleri aralandi, kendini ayaga kalkacak kadar güçlü hissetti...Bu sasilacak bir seydi, ölmek üzere olan adami ayaga kaldirmaya kurabiyelerin kokusu yetmisti...
Duvara tutunarak merdivenlere kadar yürüdü...Basamaklari agir agir inerken sanki mutfaga degil hayata yaklasiyor gibi heyecanliydi. . .
Nihayet mutfak kapisina kadar geldi...
Iste masanin üzerindeki tepside onlarca çikolatali kurabiye, tam karsisinda duruyordu...
Son gücüyle masaya yaklasti, o kurabiyelerden bir tane agzina atabilse sanki ömrüne ömür katilacakti. ..Bir tane almak için elini uzatti...
Ama birden karisi yetisti ve eline vurdu:
"Çek elini bakayim...
Onlar cenaze için..."

3 Temmuz 2009 Cuma

Ah Şu Kocalar!...

Adamın biri sabah evden ise giderken ilginç bir cenaze kafilesi farkeder.
En önde yürüyen köpekli bir adam. Arkasında bir tabut ve onun 10metre arkasında bir başka tabut.
Bunları takip eden, tek sıra olmuş 200'den fazla adam....
Meraklanır. Kafilenin başındaki köpekli adam hiçkuşku yok ki cenazenin sahibidir.
Yanına yaklaşır ve sorar:
-Beyefendi, bu üzüntülü gününüzde hatırlatmak istemem ama ölenler neyiniz oluyor?
Adam yanıtlar:
-Öndeki karım, arkadaki de kayınvalidem.
-Vah vah, başınız sağ olsun. Nasıl oldu?
-Köpeğim karıma saldırıp öldürmüş. Kayınvalidem de karıma yardıma gelmiş. Köpek onu da öldürmüş
.Adam biraz düşündükten sonra sorar:
-Beyefendi, köpeğinizi ödünç alabilir miyim?
-Sıraya geç!

13 Mayıs 2009 Çarşamba

Kadındır Dikkat Edin (Fıkra)

Bir kadınla bir adam ayri ayri arabalarinda giderlerken çarpisirlar. ikisinin de arabasi mahvolur ama şans eseri ikisi de hiç yara almadan kurtulur.
Arabalarindan sürünerek çikarlar ve kadin adama bakip:
' Çok ilginç!
Sen erkeksin ben de kadın.
Arabalarimiz mahvoldu amaikimizde hiçbir sey olmadi.
Bu belki de tanisip, dost olup, hayatimizin sonuna kadar huzur içinde birlikte yasamamiz için bir isarettir' der.
Müthis heyecanlanan adam:
'Evet, galiba haklisin' diye cevap verir.
KADIN saskinlikle 'Bak, arabam hurdaya döndü ama bir sise sarap sapasaglam.
Bu kesin bir işaret. Bu sarabi içip sansimizi kutlamaliyiz 'derken, sarap sisesini adama uzatir. Adam siseyi alir, açar ve yarisini içip kadina verir.
Kadın hemen sisenin mantarini kapatip adama geri uzatir.
Bunun üstüne adam sorar:
'Sen içmeyecek misin ?'! kadin cevap verir:
'Hayir, ben polisi bekleyecegim!'

5 Mayıs 2009 Salı

EN KISA PERİ MASALI

Günlerden birgün bir adam bir kadina 'benimle evlenir misin?' diye sordu, kadin 'hayir' dedi.
Ondan sonra da kadin heep mutluluk içinde yasadi; Rahatça aliverise gidebildi, arkadaslariyla martini içebildi, her zaman temiz bir evi oldu, kimsenin arkasını toplamadı, hiçbir zaman yemek pisirmesi gerekmedi, her zaman giysi ve ayakkabilarla dolu bir gardrobu oldu, hep zayıf kaldı ve hiç aldatılmadı .…

10 Nisan 2009 Cuma

Adamın Biri...

Adamın biri hastalanıyor. O gün canı, işe gitmek istemiyor. İçindenAllah'a şöyle bir dua edeceği tutuyor:
-'Allah'ım, her gün işe gidip 8 uzun saat boyunca evim ve eşimin rahatı için çalışıyorum. Eşim ise sadece oturuyor. Ne olur, birgün benim yerime geçip, ne kadar zor bir hayat yaşadığımı görmesini sağla.'Hikâye bu ya, birdenbire adamın dileği yerine geliyor. Ertesi sabah, karısının bedeninde uyanıyor.
Hemen yataktan fırlıyor
Eşinin kahvaltısını hazırlıyor. Çocuklarını uyandırıyor.
Elbiselerini hazırlıyor.
Onların da kahvaltılarını yaptırıyor.
Beslenme çantalarını hazırlıyor.
Çocukları okula götürüyor.
Eve dönüp, evi toparlıyor.§ Yıkanacak bulaşıkları ve çamaşırları hallediyor.
Temizleyiciye götürülecek olanları eline alıp telefon faturasını ödemek için bankaya gidip sıraya giriyor.
Faturayı ödedikten ve temizlikçiye uğradıktan sonra akşam yemeği için alışverişe gidiyor.
Eli kolu dolu bir vaziyette eve dönüyor.
Bu arada öğlen oluyor. Evi süpürmeye başlıyor.
Eşyaların tozunu alıyor.
Mutfağı siliyor. Çocuklarının okuldan gelince yiyeceği keki pişiriyor.
Eee artık çocukları okuldan alma zamanı da geliyor. Yolda onlarla sohbet ediyor.
Okulda olanlar konusunda akıl fikir veriyor.
Eve geldiklerinde derslerini kontrol edip, çalışma masalarına oturmalarını sağlıyor.
Süt ve kek getiriyor.
Bu arada yıkadığı çamaşırları ütülemesi gerekiyor.
Ütü bittiğinde ancak akşam yemeğini hazırlayacak kadar vaktinin kaldığını fark ediyor.
Hemen patatesleri soymaya başlıyor.
Salata malzemelerini yıkıyor.
Pilav için pirinci ıslatıyor.
Etleri çıkartıp, fırın için hazırlıyor.
Kocası eve geldiğinde, onu sofraya tabakları yerleştirirken buluyor.
Akşam yemeğinden sonra, önce eşinin kahvesini pişiriyor.
Masayı topluyor ve bulaşıkları hallediyor
Eşinin ve çocuklarının ertesi gün giyeceği kıyafetleri kontrol ettikten sonra çocukları yatırıyor. Onlara hikâye okuyor.
Televizyon seyretmeye ve biraz da gazete okumaya salona dönüyor ki, eşi onu yatak odasına çağırıyor. Ne de olsa, adamcağız bütüngün onlar için çalışıp, yoruldu, şimdi rahatlaması ve gevşemesi gerekiyor. Bu da zaten onun görevi.
Ertesi sabah uyandığında hemen Allah'a yalvarmaya başlıyor :
-'Allah'ım özür dilerim. Ben ne dediğimi bilmiyormuşum. Karımın hayatını rahat zannetmekle ne halt ettiğimi şimdi anladım. Lütfen beni eski halime döndür.
' Allah cevap veriyor :
-'Evet, dersini aldığını görüyorum. Her şeyi değiştireceğim ama maalesef 9 ay beklemek zorundasın, çünkü dün gece hamile kaldın.'

22 Şubat 2009 Pazar

Paranın Gücü (Fıkra)

18 yasindaki kiz, annesine iki aydir hastalanmadigini soyler. Annesi, cok tedirgin olur ve eczaneye bir hamilelik testi almaya gider. Sonuclar kizin hamile oldugunu gosterir.
Anne cildirmistir, bagirir cagirir ve 'Bunu yapan hangi domuz, bilmek istiyorum!!!' der.
Kiz telefon acar ve yarim saat icinde bir Ferrari evin onunde durur, icinden hafif kirlasmis saclari ve cok pahali birelbisenin icinde manyak yakisıkli biri iner ve kapidan iceri girer.
Anne baba ve kizla beraber otururlar.
Adam: ' Kiziniz durumu anlatti' der. 'Kisisel durumumdan dolayikizinizla evlenemem.' der. 'Ancak tum sorumlulugu aliyorum' der. 'Eger bir kiz cocugu dogarsa, annesine bir ev, bir yazlik villave 1 milyon dolarlik bir banka hesabi...'
'Eger bir erkek cocuk olursa, birkac fabrika ve bir milyon dolarlik birhesap...
''Eger ikiz dogarsa, her ikisine de 500 bin dolarlik hesap ve birer fabrika verecegim.' der. 'Ancak dusuk olursa....'
O zamana kadar sessizce bekleyen baba elini dostca adamin omuzuna koyar ve :
'O zaman tekrar denersiniz evladim ' der

12 Ekim 2008 Pazar

Geveze Papağan(Fıkra)

Adam evine gelir ve posta kutusunda telefon faturasını görür. Bir bakarki 3 milyar küsür lira fatura. Beyninden vurulmuşa döner. Hemen ayrıntılıfatura ister. Fatura gelir. Aranan bütün numaralar adamın arkadaşlarına ve dostlarına aittir.
Adam :- Bu nasıl olur? Ödeyeceğiz mecburen der.
O sırada gözü papağanına takılır. Bir an tereddüt eder.
- Yok canım hayvancağızın günahını alıyorum der içinden ama şüphe dedevam etmektedir.
- Ya yapmışsa? Yok, yok yapmamıştır....Diye hüsnü kuruntulara devam ederken gece papağanı gözlemeye karar verir.
Papağan kafesinden çıkar ve telefonun başına gidip rehberi açar, adamınkız arkadaşlarını tek tek arayıp saatlerce konuşur. Adam sinirden çıldırmış bir şekilde papağanı yakalar ve kanatlarından duvara çiviler. Papağan çarmıha gerilmiş bir vaziyette duvarda asılıkalmıştır. Adam sinirle papağanı azarlar;
- Bir hafta burada asılı kal da aklın başına gelsin. Çek bakalım cezanı!Adam gider. Papağan bir bakar karşı duvarda çarmıha gerilmiş Hz. İsa durmakta. Hemen muhabbete koyulur;
- Birader sen ne kadardır buradasın?
- 2000 yıldır buradayım der Hz. İsa.
Papağan hayretler içinde kalmıştır;
- Ohaaaa!.. Nereyi aradın lan öyle?

12 Eylül 2008 Cuma

Doğum Günü Hediyesi (Fıkra)

3 adam oturmuş eşlerine aldıkları hediyelerden bahsediyorlarmış. Birincisi demiş ki, 'karıma öyle bir hediye aldım ki, 6 saniyede 0'dan 100'e çıkıyor.
' Diğer ikisi anlamamışlar. 'Ne aldın?' diye sormuşlar. 'Beyaz bir Porsche aldım. Çok mutlu oldu.' diye cevap vermiş.
İkinci adam demişki, 'Bende geçen doğum gününde karıma 4 saniyede 0'dan 100'e çıkan bişey almıştım.
' Hemen anlamışlar tabi ki: 'Heey, yoksa Ferrari mi aldın?' Adam gülümsemiş: Evet, kıpkırmızı bir Ferrari aldım. Gerçekten de ona çok yakıştı.'demiş.
Bu sefer üçüncü adama sormuşlar: 'Peki sen ne aldın karına?' Adam demiş ki: Ben öyle bişey aldım ki; sadece 2 saniyede 0'dan 100'e çıkıyor.
' Adamlar şaşırmışlar: 'Atıyorsun!' demişer, 'Öyle bir araba olmaz ki!' Adam cevap vermiş: 'Araba aldığımı kim söyledi? İşte bunu a ldım demiş. Ne aldığını görmek için tıklayın...

21 Ağustos 2008 Perşembe

Tuvaletçi

Bir adam Microsoft şirketinde iş için görüşmeye gider, tuvaletçi olarak işe alınacaktır.

HR-menajeri ile görüşüp, tıkanmış bir lavaboyu temizleyip testten geçer.HR-menajeri testten geçtiğini ve kendisine hangi gün saat kaçta işbaşı yapabileceğini e-mail yoluyla bildirileceğini söyler.Adam bilgisayarı olmadığını ve dolayısıyla e-mail kullanmadığını açıklar.

HR-menajeri: -''Üzgünüm ama e-mailiniz yoksa siz sanal olarak varsayılmazsınız, ve dolayısıyla sizi işe almayız'' der.

Adam çaresiz dışarıya çıkıp ne yapsam ne etsem derken, cebindeki 10 dolar ile süpermarketten 10 kilo kiraz alır.Kapı kapı gezerek kirazları satar ve 2 saat içinde sermayesini 2 ye katlar.Bu şekilde ekmek paramı çıkarabilirim deyip hergün sabah erkenden çıkıp kapı kapı kiraz satar ve hergün sermayesi büyür.Derken küçük bir kamyonet, ardındanda büyük bir kamyon ve birkaç küçük kamyonet alır.

Aradan 5 sene geçer....

Bu adam şu anda Amerikanın en büyüklerinin arasında yer alan bir nakliyat şirketinin sahibi.

Ailesinin geleceğini düşünerek bir sigorta yaptırmak istiyor ve sigorta şirketi kendisinden bir e-mail adresi istiyor. E-mail kullanmadığını söylediğinde , sigortacı:

-'' İlginç, e-mailiniz olmadan büyük bir holding kurmuşsunuz. :Birde e-mailiniz olsaydı acaba neler yapabilirdiniz'' diyor.

Adamın cevabı:

-''E-mailim olsaydı şu anda Microsoft'ta tuvalet temizliyordum.....


Ne öğrendik?:

1) İnternet herzaman bir çözüm değildir.

2) E-mailiniz olmasada azimle çalışabiliyorsanız, çok başarılı olabilirsiniz.

20 Ağustos 2008 Çarşamba

Gerçek Bir Olay

California da Yaşanmış Gerçek Bir Olaydır...

Adamın biri yeni ulaştığı otele kaydını yaptırır. Odasına girdiğinde masada bir bilgisayar görür ve karısına e-mail atmaya karar verir. Fakat yazdığı mesajı farkında olmadan yanlış bir adrese gönderir.... Tam bu sırada farklı bir yerde kadın, kocasının cenaze töreninden evine yeni dönmüştür ve bilgisayarındaki maili görür, arkadaşlarından geldiğini düşündüğü maili okuyunca olduğu yere yığılıp kalır. Odaya giren annesi yerde yatan kızını ve ekrandaki mesajı görür:

Kime: Sevgili karıma

Konu: Yeni ulaştım

Tarih: 16 Mayıs 2004

'Benden haber aldığına şaşıracağına eminim. Burada bilgisayar var ve sevdiklerimize e-mail gönderebiliyoruz. Buraya yeni ulaştım ve kaydımı yaptırdım. Her şey senin yarın buraya geleceğin düşünülerek hazırlanmış.Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum. Umarım benim gibi sorunsuz bir yolculuk geçirirsin.

Not: Burası çok sıcak......

Yaradılış (Fıkra)

Birgün bir adam karısına sordu: -'' Aynı zamanda nasıl hem bukadar salak, hemde bukadar güzel olabildiğini anlamıyorum.''

Karısı yanıtladı: -'' Allah beni sen çekici bul diye güzel yarattı; ve Allah ben seni çekici bulayım diye salak yarattı!.''