Başbakan İnönü saat 18.00 sularında Florya Köşkü'nde Atatürk'ü ziyaret etmiş:
- Hayırdır İsmet... Habersiz geldin.
- Paşam, azınlıklar meselesi... Konuyu Meclis'e getireceğiz... Ne diyorsunuz?
- İsmet bugün geç oldu... Yarın sabah erkenden gel, konuşalım.
İnönü çıkınca Atatürk "bütün görevlileri" toplamış:
- Sadece laleler kalsın... Bahçedeki diğer bütün çiçekleri sökün, atın... Derhal.
İsmet Paşa sabah gelmiş, bahçenin "halini" görmüş ve "görevlilere" sormuş:
- Ne oldu böyle?
- Gazi Paşa Hazretleri emrettiler, söktük.
Başbakan İnönü, Cumhurbaşkanı Atatürk'ün odasına girmiş:
- Paşam, bahçenin durumu nedir?
- Azınlıkları söküp attım İsmet.
İnönü "anladım" dercesine başını öne eğmiş:
Atatürk:
- İsmet, ben "Ne Mutlu Türküm Diyene" sözünü boş yere söylemedim... Kendini Türk hisseden herkes bu vatanın öz evladı... Ben hayatta olduğum sürece bu böyle bilinsin... Ve sakın azınlıklar ile ilgili bir kanun çıkarılmasın.
türk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Mart 2009 Salı
Ne Mutlu Türk'üm Diyene
Etiketler:
azınlık meselesi,
azınlıklar,
bahçe,
büyük önder,
Gazi Paşa,
İsmet İnönü,
kanun,
lale,
Mustafa Kemal Atatürk,
türk
17 Şubat 2009 Salı
Erkekler Kadının Elini Neden Öperler?
Fransız erkeğine sormuşlar.''Kadının elini neden öpersiniz?''diye.
Fransız erkeği cevaplamış: ''Kadına saygı duyarım. Erkek ile bir bütünü tamamlar.''
İngiliz erkeğine sormuşlar. ''Kadının elini neden öpersiniz?'' diye.
İngiliz erkeği cevaplamış: ''Kadınlar kutsaldır.Hayatın devamını sağlar, doğurur.''
Tüer erkeğine sormuşlar. ''Kadının elini neden öpersiniz?''
Türk erkeği cevaplamış: ''Bir yerden başlamak lazım!!''..
Fransız erkeği cevaplamış: ''Kadına saygı duyarım. Erkek ile bir bütünü tamamlar.''
İngiliz erkeğine sormuşlar. ''Kadının elini neden öpersiniz?'' diye.
İngiliz erkeği cevaplamış: ''Kadınlar kutsaldır.Hayatın devamını sağlar, doğurur.''
Tüer erkeğine sormuşlar. ''Kadının elini neden öpersiniz?''
Türk erkeği cevaplamış: ''Bir yerden başlamak lazım!!''..
6 Ekim 2008 Pazartesi
Tüm Türk Halkının Başı Sağolsun
Dün öğle üzeri haberlerde dinleyip tüm Türk Halkı gibi yüreğimden vurulduğum, Şemdinli Aktütün karakolu'nda yaşanan baskın ve ertesinde 17 şehit askerimizin haberini gözlerim dolarak izledim. Bu olayın ardından TSK, Aktütün Karakolu'nunda dahil olduğu bölge karakollarının 5 tane sinin birden yerlerinin taşınmasına karar verdi.Şehitlerimize Allah'tan rahmet , yakınlarına ise metanet ve başsağlığı diliyorum.İşte Aktütün karakolunun asker gözünden fotoğrafı.Gerisini varın siz düşünün.
Bugün intenetten baktığım Hürriyet gazetesi haberlerinden, Bekir Coşkunun yazdığı köşe yazısı dikkatimi çekti. Söylenmesi gerekenleri birçırpıda söyleyivermiş. Bunu da burada paylaşmak istedim:Bekir COŞKUN
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/10055715.asp Bize ağlamak düşer...TASALANMAYIN birazdan geçecek. Gazetelerdeki "Yüreklere ateş düştü" manşetleri unutulacak, televizyondakiler "gazoz kapaklarını" konuşmaya dönecekler, siyasetçiler içlerinden "işte unutuldu gitti" diyerek ve sırıtarak dolanacaklar, Genelkurmay yine Kuzey Irak’a kaç sorti yaptıklarını açıklayacak.Sizler unutacaksınız...Ben unutacağım...Sadece orada bir yığma evde, bir gelin gizli gizli ağlayacak, bir anne sabahlara kadar acı çekecek ve bir çocuk okulda "Bu şehit çocuğudur" diye başının okşanmasını boşu boşuna bekleyecek.*Niçin?..Çünkü kimliğini yitirmiş toplumlar böyle yaparlar.O şanlı-şerefli savaşları bile inkár eden, bir ulusun şahlanışını dahi küçümseyen... Kutsal savaşının yiğit komutanı Mustafa’sına küfredenleri başına taç yapan... İslam áleminin son asırlarda kazandığı tek şanlı zaferin kurduğu cumhuriyetini tekmeleyen halklar...İşte böyle olurlar...Silik...Ezik...Çaresiz...
Resimlerin kaynağı: İnterhaber Foto Galeri
Etiketler:
asker,
başsağlığı,
şehit,
şehit ailesi,
türk,
türk halkı
20 Ağustos 2008 Çarşamba
Vatandaş Osman; Mr. Osman Olacak
Acı Ama Gerçek...
Vatandaş 'Türk Osman' Osman Bey, sabah saat:7:00 da Casio masa saatinin alarmıyla gözlerini açtı. Puffy yorganını kaldırdı. Hugo Boss pijamalarını çıkarıp Adidas terliklerini giydi. Wc ye uğradıktan sonra banyoya geçti.
Clear şampuan ve Protex sabunuyla duşunu aldı.Colgate ile dişlerini fırçaladı.Rowenta ile saçlarını kuruttu. Bill's gömleğini ve Pierre Cardin takımını giyindi. Lipton çayını içti. Sony televizyonda medya özetlerini ve flaş ha berleri izledi.
Citizen kol saatine baktı.Aile fertlerine 'çav' deyip Hyundai otomobiline bindi. Blaupunkt radyosunu açarak rock müziği buldu. Ağızına bir Polo şeker attı. Şehrin göbeğindeki Mega Center'daki ofisine varınca Caper bilgisayarını çalıştırdı.Microsoft Excel'e girdi. Ofisboy'dan Nescafe'sini istedi.
Saat 10:00'a doğru açlığını yatıştırmak için Grisini yedi.
Öğlen Wimpy's Fast Food kafeteryaya gitti. Ayak üstü CocaCola ve hamburgeri mideye indirdi. Camel sigarasını yakıp Star gazetesini karıştırdı.
Akşam üzeri iş çıkışı İmage Bar'a uğrayıp, JB'sini yudumladı, sonra köşedeki Shopping Center'a uğradı. Eşinin spariş ettiği Persil Supra deterjan , Ace çamaşır suyu, Palmolive şampuan, Gala tuvalet kağıdı, Sprite gazoz ve Johnson kolonyayı alarak kasaya yanaştı. Bonus kartıyla faturayı ödedi.
Haftasonu eşi Hatice'yle Galleria'ya giden Osman Bey, Showroom'ları dolaşıp Kinetix ayakkabı, Lee Cooper blue jean satın aldı. Akşam evde bir gazetenin verdiği TV Guide'a göz atan Osman bey, kanallar arasında zapping yaparak , First Class, Top Secret, Paparazzi gibi programlar izledi.
Aynı anda Outdoor dergisini karıştırdı.
Saat 22:00'ye doğru TV'de Türk dili üzerine panel başladı. Uykusu gelen Osman Bey, televizyonu kapatıp yatak odasına geçerken, kendini mutlu hissetti.
''Ne mutlu Türk'üm diyene!'' diye gerindi ve uyudu.
Hala uyuyor....
Vatandaş 'Türk Osman' Osman Bey, sabah saat:7:00 da Casio masa saatinin alarmıyla gözlerini açtı. Puffy yorganını kaldırdı. Hugo Boss pijamalarını çıkarıp Adidas terliklerini giydi. Wc ye uğradıktan sonra banyoya geçti.
Clear şampuan ve Protex sabunuyla duşunu aldı.Colgate ile dişlerini fırçaladı.Rowenta ile saçlarını kuruttu. Bill's gömleğini ve Pierre Cardin takımını giyindi. Lipton çayını içti. Sony televizyonda medya özetlerini ve flaş ha berleri izledi.
Citizen kol saatine baktı.Aile fertlerine 'çav' deyip Hyundai otomobiline bindi. Blaupunkt radyosunu açarak rock müziği buldu. Ağızına bir Polo şeker attı. Şehrin göbeğindeki Mega Center'daki ofisine varınca Caper bilgisayarını çalıştırdı.Microsoft Excel'e girdi. Ofisboy'dan Nescafe'sini istedi.
Saat 10:00'a doğru açlığını yatıştırmak için Grisini yedi.
Öğlen Wimpy's Fast Food kafeteryaya gitti. Ayak üstü CocaCola ve hamburgeri mideye indirdi. Camel sigarasını yakıp Star gazetesini karıştırdı.
Akşam üzeri iş çıkışı İmage Bar'a uğrayıp, JB'sini yudumladı, sonra köşedeki Shopping Center'a uğradı. Eşinin spariş ettiği Persil Supra deterjan , Ace çamaşır suyu, Palmolive şampuan, Gala tuvalet kağıdı, Sprite gazoz ve Johnson kolonyayı alarak kasaya yanaştı. Bonus kartıyla faturayı ödedi.
Haftasonu eşi Hatice'yle Galleria'ya giden Osman Bey, Showroom'ları dolaşıp Kinetix ayakkabı, Lee Cooper blue jean satın aldı. Akşam evde bir gazetenin verdiği TV Guide'a göz atan Osman bey, kanallar arasında zapping yaparak , First Class, Top Secret, Paparazzi gibi programlar izledi.
Aynı anda Outdoor dergisini karıştırdı.
Saat 22:00'ye doğru TV'de Türk dili üzerine panel başladı. Uykusu gelen Osman Bey, televizyonu kapatıp yatak odasına geçerken, kendini mutlu hissetti.
''Ne mutlu Türk'üm diyene!'' diye gerindi ve uyudu.
Hala uyuyor....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
