2 Eylül 2008 Salı

Başarının Sırrı

-Ustaya başarısının sırrını sormuşlar.

-İki kelime demiş:-Doğru kararlar.

-Hepimizden farklı olarak sürekli doğru kararları nasıl alabildiğini sormuşlar. -Tek kelime demiş:-Tecrübe.

-İyide kardeşim bu tecrübe denen şeyn sırrı ne? Bunu söyle bize demişler.

- Usta, deriiin bir iç geçirmiş ve şöyle demiş:

-Yanlış kararlar...

21 Ağustos 2008 Perşembe

Tuvaletçi

Bir adam Microsoft şirketinde iş için görüşmeye gider, tuvaletçi olarak işe alınacaktır.

HR-menajeri ile görüşüp, tıkanmış bir lavaboyu temizleyip testten geçer.HR-menajeri testten geçtiğini ve kendisine hangi gün saat kaçta işbaşı yapabileceğini e-mail yoluyla bildirileceğini söyler.Adam bilgisayarı olmadığını ve dolayısıyla e-mail kullanmadığını açıklar.

HR-menajeri: -''Üzgünüm ama e-mailiniz yoksa siz sanal olarak varsayılmazsınız, ve dolayısıyla sizi işe almayız'' der.

Adam çaresiz dışarıya çıkıp ne yapsam ne etsem derken, cebindeki 10 dolar ile süpermarketten 10 kilo kiraz alır.Kapı kapı gezerek kirazları satar ve 2 saat içinde sermayesini 2 ye katlar.Bu şekilde ekmek paramı çıkarabilirim deyip hergün sabah erkenden çıkıp kapı kapı kiraz satar ve hergün sermayesi büyür.Derken küçük bir kamyonet, ardındanda büyük bir kamyon ve birkaç küçük kamyonet alır.

Aradan 5 sene geçer....

Bu adam şu anda Amerikanın en büyüklerinin arasında yer alan bir nakliyat şirketinin sahibi.

Ailesinin geleceğini düşünerek bir sigorta yaptırmak istiyor ve sigorta şirketi kendisinden bir e-mail adresi istiyor. E-mail kullanmadığını söylediğinde , sigortacı:

-'' İlginç, e-mailiniz olmadan büyük bir holding kurmuşsunuz. :Birde e-mailiniz olsaydı acaba neler yapabilirdiniz'' diyor.

Adamın cevabı:

-''E-mailim olsaydı şu anda Microsoft'ta tuvalet temizliyordum.....


Ne öğrendik?:

1) İnternet herzaman bir çözüm değildir.

2) E-mailiniz olmasada azimle çalışabiliyorsanız, çok başarılı olabilirsiniz.

Kocanız Fazla Bilgili Olursa

Karı koca birlikte tatile çıkarlar. Gittikleri yerde kamp kurarlar.Tatillerinin ikinci gününün akşamı güzel bi yemek yiyip uykuya dalarlar.

Birkaç saat sonra kadın uyanır ve kocasını da uyandırır. Adam uyku sersemidir; güzel bi rüyadan uyandırıldığı için de biraz kızgındır:

''Ne oldu , ne istiyorsun?'' diye sorar.

''Yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle''. Adam gökyüzüne bakr ve cevap verir:

-''Bunun içinmi uyandırdın beni?.. Baktım işte. Bir sürü yıldız görüyorum, pırıl pırıl parlayan milyonlarca yıldız.''

Karısı tekrar sorar:

''Peki bu sana neyi gösteriyor?''

Artık iyice uykusu kaçan adam biraz düşünür ve cevap verir:

''_Teolojik olarak Allah'ın kudretini ve acizliğimizi görüyorum. Felsefi olarak evrenin sonsuzluğunu ve onun karşısındaki değersizlşiğimizi görüyorum. Astrolojik olarak, galaksilerin, yıldızların ve gezegenlerin varlığını görüyorum. Yıldızların konumuna bakarak saatin 3 olduğunu görüyorum. Meteorolojik olarak da bugün havanın çok güzel olacağını görüyorum... Niye sordun bunu bana? Sana neyi gösteriyor?''

''_Necati çadırımızı çalmışlar!!!!''

20 Ağustos 2008 Çarşamba

Vatandaş Osman; Mr. Osman Olacak

Acı Ama Gerçek...

Vatandaş 'Türk Osman' Osman Bey, sabah saat:7:00 da Casio masa saatinin alarmıyla gözlerini açtı. Puffy yorganını kaldırdı. Hugo Boss pijamalarını çıkarıp Adidas terliklerini giydi. Wc ye uğradıktan sonra banyoya geçti.

Clear şampuan ve Protex sabunuyla duşunu aldı.Colgate ile dişlerini fırçaladı.Rowenta ile saçlarını kuruttu. Bill's gömleğini ve Pierre Cardin takımını giyindi. Lipton çayını içti. Sony televizyonda medya özetlerini ve flaş ha berleri izledi.

Citizen kol saatine baktı.Aile fertlerine 'çav' deyip Hyundai otomobiline bindi. Blaupunkt radyosunu açarak rock müziği buldu. Ağızına bir Polo şeker attı. Şehrin göbeğindeki Mega Center'daki ofisine varınca Caper bilgisayarını çalıştırdı.Microsoft Excel'e girdi. Ofisboy'dan Nescafe'sini istedi.

Saat 10:00'a doğru açlığını yatıştırmak için Grisini yedi.

Öğlen Wimpy's Fast Food kafeteryaya gitti. Ayak üstü CocaCola ve hamburgeri mideye indirdi. Camel sigarasını yakıp Star gazetesini karıştırdı.

Akşam üzeri iş çıkışı İmage Bar'a uğrayıp, JB'sini yudumladı, sonra köşedeki Shopping Center'a uğradı. Eşinin spariş ettiği Persil Supra deterjan , Ace çamaşır suyu, Palmolive şampuan, Gala tuvalet kağıdı, Sprite gazoz ve Johnson kolonyayı alarak kasaya yanaştı. Bonus kartıyla faturayı ödedi.

Haftasonu eşi Hatice'yle Galleria'ya giden Osman Bey, Showroom'ları dolaşıp Kinetix ayakkabı, Lee Cooper blue jean satın aldı. Akşam evde bir gazetenin verdiği TV Guide'a göz atan Osman bey, kanallar arasında zapping yaparak , First Class, Top Secret, Paparazzi gibi programlar izledi.

Aynı anda Outdoor dergisini karıştırdı.

Saat 22:00'ye doğru TV'de Türk dili üzerine panel başladı. Uykusu gelen Osman Bey, televizyonu kapatıp yatak odasına geçerken, kendini mutlu hissetti.

''Ne mutlu Türk'üm diyene!'' diye gerindi ve uyudu.

Hala uyuyor....

Neden Otomobil Reklamlarında Erkekler Kullanılmaz